Edward Hopper Kimdir?
1882 doğumlu Edward Hopper, bir illüstratör olarak eğitim almış ve ilk kariyerinin çoğunu reklam ve gravürlere adamıştır. Ashcan Okulu’ndan etkilenen ve New York’ta ikamet eden Hopper, kentsel yaşamın ortak yerlerini hala anonim figürler ve yalnızlık hissi uyandıran kompozisyonlarla eserlerini icra etmeye başlamıştır. Gerçekçiliğin, yalınlığın, ve yalnızlığın ressamı olarak bilinen Hopper, resimlerinde keskin hatlı geometri ve kendine özgü bir ışıklandırmayla boş alanların, binaların, insanların, ve ressamın/resme bakan kişinin yalnızlığını betimlemekte ve amerikan ruhunu yansıtmaktadır. 15 Mayıs, 1967’da hayata gözlerini yummuştur.

Seyircisini iki, belki üç adım ötede tutmayı seven bir ressamdır. Duvar, yatak, pencere gibi katı engellerle bize konumumuzu bildirir; karakterlerini de olabildiğince belirsiz detaylarla, hatta bazen sırtı dönük yerleştirir. Korur onları bizden, anca cama suratımızı dayayabilir, dudaklarını okumaya çalışabiliriz. Bu yabancılık hissimiz daha çok çeker bizi eserlerine. Daha iştahlı bakarız. Benliğimize kızmışız gibi.
Yukarıda gördüğünüz resim, Hopper’ın en eski çalışmalarından birisi. Alıştığımız o soğuk motifler daha doğmamış. Öyle ki, o kovulan dış dünya içeri davet edilmiş, arkasında sıkıştığımız engellerden eser yok. Anlaşılan Edward Bey anneciğinden böyle doğmamış, tüm üslubunu değiştirmiş zamanla.
Hopper yaratıcılığını hapseden bir illüstrasyon ofisinde 20 yıl çalışmış. Özgürlüğünü ise, tüm ifade biçimini baştan aşağı değiştirerek kazanmış. Neye nasıl cevap verdiğini, nerede ne söyleyeceğini, en alışmış jest ve mimikleri değiştirerek. Tüm yaşamını silip, yeniden kurma cesaretini göstererek, kocaman bir değişim. Lakin işe yaramış gözükmüyor mu?



